<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress/2.3.3" -->
<rss version="0.92">
<channel>
	<title>Şiir Mekanı</title>
	<link>http://siirmekani.turkceblog.com</link>
	<description>Bir baska Turkceblog.com weblog</description>
	<lastBuildDate>Fri, 09 May 2008 11:38:05 +0000</lastBuildDate>
	<docs>http://backend.userland.com/rss092</docs>
	<language>en</language>
	
	<item>
		<title>Bekleyecegim gülüm bekleyecegim</title>
		<description>ölüm sessizligi var sanki
avuclarima gelen kandan daha soguk
yüregimin acisi her zamankinden fazla
seni sensiz yasamak...
hiç bu kadar agir oldugunu bilmiyordum
bu kadar aci olacagini beklemiyordum
simdi aglamak bile icimden gelmiyor
hata benim ellerimle kaybedecegim beklide
kendim ettim kendim buldum diyecegim
ama icim kan aglayacak
bunu düsünmek bile istemiyorum aslinda
ama aklimdan da cikaramiyorum
hep diyorum
beni cezalandiriyor
benim yaptigim pisligin
bedelini
bana en ...</description>
		<link>http://siirmekani.turkceblog.com/bekleyecegim-gulum-bekleyecegim.htm</link>
			</item>
	<item>
		<title>BÜYÜKLERE DANIŞIN</title>
		<description>Ubeydullah-ı Ahrâr, Hak âşığı bir velî,
Sohbeti, insanlara, olurdu fâideli.
Şefkat ve merhameti, pekçoktu yârânına,
Her kimin derdi olsa, koşup gelirdi ona.
Kim düşse sıkıntıya, dünyâ ve âhiretlik,
O işin hâlli için, ona gelirlerdi ilk.
Yanına giren herkes, kederli olsa da pek,
Çıkıyordu mutlaka, neş&#8217;eli ve gülerek.
Öyle emir almıştı, çünkü o, üstâdından,
Girenler, sevinç ile, çıkıyordu yanından.
Buyurdu: &#8220;İnsanların, ...</description>
		<link>http://siirmekani.turkceblog.com/buyuklere-danisin.htm</link>
			</item>
	<item>
		<title>BİR BARDAK SU</title>
		<description>Sultan, Ebü&#8217;l-Vefâ&#8217;dan, etti ki bir gün niyâz:
&#8220;Efendim benim için, nasîhat edin biraz.&#8221;
Buyurdu ki: &#8220;Ey sultan, sen bu halka &#8220;Çoban&#8221;sın,
Onun için teb&#8217;ana, zulmetme aman sakın!
İnsâf ve adâletle, hükmedersen sen eğer,
Allah saltanatını, uzun ömürlü eder.
Ve eğer milletine, yaparsan ezâ cefâ,
Hak teâlâ bu mülkü, senden alır bu defâ.
Ey emîrel müminîn, düşün ve aç ...</description>
		<link>http://siirmekani.turkceblog.com/bir-bardak-su.htm</link>
			</item>
	<item>
		<title>SEYYİDLERİ ÜZMEK</title>
		<description>Bir zamanlar Irak&#8217;ta, Berzencî ve Hayderî,
Nâmında iki büyük, kabîle var idi ki,
Bunların arasına, girerek bir husûmet,
İlerleyip savaşa, döndü bu en nihâyet.
Ne kadar sözü geçen, îtibârlı adamlar,
Araya girdiyse de, mâni olamadılar.
Çâresizlik içinde, dedi ki bir çokları;
&#8220;Nehri&#8217;de Seyyid Tâhâ, barıştırır bunları.&#8221;
Bir heyet tertîb edip, yollandılar Nehri&#8217;ye,
Ve bunu arz ettiler, Tâhâ-i Hakkârî&#8217;ye.
Dediler: &#8220;İşte ...</description>
		<link>http://siirmekani.turkceblog.com/seyyidleri-uzmek.htm</link>
			</item>
	<item>
		<title>Gazel</title>
		<description>Zülfü gibi ayagın koymaz öpem nigarın
Yoktur anın yanında bir kılca i&#8217;tibarım 
Bildi tamam alem kim derd-mend-i aşkım
Ya Rab henüz halim bilmez mi ola yarim 
Vaslından ayrı kanım nola dökülse gül gül
Ben gülbün-i hazanem bu fasldır baharım 
Tasvir eden vücudum yazmış elimde sagar
Ref&#8217; olmaya bu suret yok elde ihtiyarım 
Dür istemem ...</description>
		<link>http://siirmekani.turkceblog.com/gazel.htm</link>
			</item>
	<item>
		<title>TERZİ BABA</title>
		<description>Erzincan’da yetişen, bir büyük evliyâdır,
Ledünnî ilimlerde, o, geniş bir deryâdır.
Anne ve babasının, isteği üzerine,
Küçükten başlamıştı, terzilik mesleğine.
Dünyâya zerre kadar, hiç etmezdi muhabbet,
Âhiret ahvâline, ediyordu hep rağbet.
Her iğne batırışta, zikrederdi Rabbini,
Zîrâ Allah sevgisi, doldurmuştu kalbini.
İğneyi çekerken de, Allah derdi o yine,
Zîrâ O’ndan gayrisi, hiç gelmezdi kalbine.
Halîm ve selîm olup, mütevâzi idi ...</description>
		<link>http://siirmekani.turkceblog.com/terzi-baba.htm</link>
			</item>
	<item>
		<title>MİNDERİN ALTINDA</title>
		<description>Bir zamanlar birinin, bir zâta borcu vardı,
O devrin parasıyla, beş yüz akçe kadardı. 
Bunu ödemek için, çok çalıştığı hâlde,
Bir türlü biriktirip, veremedi yine de.
Alacaklı o adam, zaman zaman gelerek,
İsterdi parasını, hem de sitem ederek.
&#8220;Biraz mühlet ver diye yalvardıysa da ona,
O mühlet vermeyince, çok üzüldü o buna.
Bir velînin kabrine, gitmeye karar ...</description>
		<link>http://siirmekani.turkceblog.com/minderin-altinda.htm</link>
			</item>
	<item>
		<title>Gazel 3</title>
		<description>Öyle ser-mestem ki idrâk etmezem dünyâ nedür
Men kimem sâkî olan kimdür mey û sahbâ nedür 
Gerçi cânândan dil-i şeydâ içün kâm isterem
Sorsa cânân bilmezem kâm-ı dil-i şeydâ nedür 
Vasldan çün aşık-ı müstâğni eyler bir visal
Aşıka maşukdan her dem bu istiğnâ nedür 
Hikmet-i dünyâ vü mâfiha bilen arif degül
Arif oldur bilmeye ...</description>
		<link>http://siirmekani.turkceblog.com/gazel-3.htm</link>
			</item>
	<item>
		<title>ELHAN-I ŞİTA</title>
		<description>Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş
Eşini gaib eyleyen bir kuş gibi kar
Gibi kar
Geçen eyyâm-ı nevbaharı arar&#8230;
Ey kulûbün sürûd-i şeydâsu
Ey kebûterlerin neşideleri
O baharın bu işte ferdâsı
Kapladı bir derin sükûta yeri
Karlar
Ki hamûşâne dem-be-dem ağlar.
Ey uçarken düşüp ölen kelebek
Bir beyaz rîşe-i cenâh-ı melek
Gibi kar
Seni solgun hadîkalarda arar.
Sen açarken çiçekler üstünde
Ufacık bir çiçekli yelpâze
Nâ&#8217;şun ...</description>
		<link>http://siirmekani.turkceblog.com/elhan-i-sita.htm</link>
			</item>
</channel>
</rss>
